türk futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk futbolu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mayıs 2012 Pazartesi

Deplasman Tribününe Dokunma..

Disiplin talimatındaki madde ne durumda şu an bilmiyorum ama seyircisiz oynama cezası verilen maçlar için umarım artık bayanları ve çocukları kullanmaz Tff..Yalan yok daha önceleri böyle olmasını destekliyordum ama bu sene maçlardaki ortamları gördükten sonra aman diyorum..

Kadınlarımız ve çocuklar çok güzel desteklediler Fenerbahçeyi..Her maça koştular , rekorlar kırdılar..Ama maçtaki uğultular ve çığlıklar için aynı güzel düşüncelere sahip değilim..

O yüzden aman diyorum..



Hem bu ceza bizde de bir rahatlığa sebep oluyor..Nasılsa kadınlar gider vs diyoruz..Sonra ceza üstüne ceza..

Caydırıcı özelliği kalmadı yani..

11 Ekim 2011 Salı

Milli Takım ve İlgisizlik..

Milli takım maçları büyük futbol ülkeleri için oldukça fazla öneme sahiptir..İngilizler özellikle yoğun ilgi gösterirler maçlara..Hazırlık maçlarında bile tribündeki doluluk oranı yüksek olur..Gözlemlediğim sadece İtalyanların milli maç için seyircisi sıkıntısı yaşadığıdır ki belki de ben yanlışımdır..

Bizde ise sıkıntı büyük..Öncelikle sabitleşen bir stadyum tercihimiz yok..İngilizler sadece Wembley'de oynar maçlarını misal..Sadece inşaatını sırasında başka şehirlerde oynadılar..Fransızlar ise yanlış bilmiyorsam devamlı Paris'te oynar..Bizim ise oynamadığımız şehir kalmadı herhalde..İstanbul'daki statlar , Ankara , İzmir , Trabzon , Bursa vs ilk aklıma gelenler..Sabit bir stat olmayınca düzgün bir milli takım seyircisi de olmuyor haliyle..

Maç hangi takımın stadında oynanıyorsa öncelikle o takımın taraftar grupları stada hakim oluyor..Maç skoru ne olursa olsun 70ten 80den sonra kulüp tezahüratları başlar durur..Yeni moda ise rakip oyunculara sataşmak , yuhalamak..Amma İngilizcisin diceksin ama ben izlediğim İngiltere maçlarında hiç Manulu ya da Liverpoollu oyuncunun yuhalandığını ya da 80. dakikadan sonra Wembley'e en yakın takımlar olan Tottenham ya da Arsenal taraftarının takımları lehine bağırdığını duymadım..Pek hatırlamıyorum ama İngiliz forması ya da bayrağı dışında bir ürün bile görmedim maçlarda..Hırvatistan maçlarınını hatırlayın..Tribünde damalı formalı Hırvatlar olurdu hep..Ya bizde..

Almanya maçı öncesi Ntvspor-Turkcell ikilisi atkı dağıtmış tribünlere..Bu gayet güzel..Ancak dikkat edince atkının Milli takım atkısından çok bu 2 firmanın reklamı için üretildiğini düşünmek zor değil..

Tamam ana sponsorlardan biri ya da yayıncı kuruluşsun doğrudur..Ancak atkıya bu kadar reklam vermenin anlamı ne onu anlamadım..

Ne diyorsun doktor dediğinizi duyar gibiyim..Sabit stadı , taraftarı olmayan , ürünleri ilgi görmeyen bir takımımız var..Biz futbolu değil kulüpleri seviyoruz bence..Bu yüzden de milli takım maçlarına ilgi göstermiyoruz.. ( sponsor davetiyeleri olmasa )

21 Ağustos 2011 Pazar

Digitürk'ü Kurtarma Maçları..

Ligimizde uygulanmak istenen yeni sistemi duymuşsunuzdur..Şampiyonluk ve Avrupa Ligi'ne katılımı Play-off maçlarıyla belirleyeceğiz eğer sistem kabul edilir ve yürürlüğe girerse..İlk 4 sıra şampiyonluk , 5-8 arası ise Avrupa Ligi için mücadele edecek..İlk 4te yer alan takımlar play-offa 34 haftada topladıkları puanların yarısıyla , 5-8 arası takımlar ise 0 puanla başlayacak..Yani geçtiğimiz yıl bu sistem olsaydı puan durumu şöyle olacaktı..


Play-off 'un ilk 4 takım olan kısmında 1. şampiyon olacak ,1-2. sıradaki takımlar ülkemizi Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek..3.sırada yer alan takım ise Avrupa Ligi'nde mücadele etme hakkı kazanacak..4.sırada yer alan takım ise 5-8 arası takımların mücadelesinde ise 1. sırada yer alan takım ile ülkemizi Avrupa Ligi'nde temsil etmek için tarafsız sahada tek bir maç yapacak..Kazanan takım Avrupa Ligi için temsil biletini kapacak..

Sistem böyle..Açıkçası en büyük heyecanı 5-8 arası takımlar için getirmiş gibi gözüküyor..Çünkü hepsi play-offa 0 ar puanla başlayacaklar..Play-off'u lider bitiren takım ilk 4'ün sonuncusu olan takımla oynadığı maçı kazandığı takdirde Avrupa'ya gidebilecek..Geçtiğimiz yıl bu sistem olsaydı kupadan elenen ligde de 8.sırada olan G.Saray'ın Avrupa şansı olacaktı..

Sistemin temel amacının lige heyecan getirmekten çokta büyük kazık yiyen Digitürk'ü kurtarmak olduğu gayet net olsa gerek..Ekstra 25 maç Digitürk için daha fazla abone ve daha fazla reklam demek sonuçta..Avrupa'nın 6. büyük ligiyiz diyip öndeki 5 lig yerine gerideki ligleri örnek almak da nasıl bir vizyonsuzluktur ayrı bir konu..

14 Temmuz 2011 Perşembe

Yoruldum..

Herşeye zam gelir paramızın değeri azalır hafta sonu tuttuğun takım galibiyet alır unutursun..Kız arkadaşınla kavga edersin , ayrılırsın tuttuğun takım ezeli rakibini yener unutursun..Aylardır işsizsindir hayattan soğumuşundur hafta sonu maç olunca herşeyi unutursun..Annen oğlum git şurdan ekmek , x , y al der anne yorgunum dersin gitmezsin ama hafta sonu deplasman olunca 10-12 saatlik yolu çekmeye hazırsındır..

Devam..

Kombine almak için tatile çıkmazsın , deplasmana gitmek için harcamalarından kıstıkça kısarsın..Sırf kulübün para kazansın diye asla giymeyeceğin ürünleri satın alırsın..Takımına laf etti diye 20 yıllık arkadaşınla kavga edersin , küsersin..

Futbola , takımımıza olan tutkumuz , sevgimiz böyle bizim..Çoğumuzun en büyük zevki..

İçine ettiler zevkimizin..Buna kim sebepse Tanrı hepsinin belasını versin..Yeter arkadaş 10 gündür yaşadıklarımız..Şu an transfer konuşmamız lazımdı bizim..O niye alınmadı bu niye hala kadroda dememiz lazımdı..Yakında çekilecek fikstürü merak etmemiz lazımdı..Ay sonu Erzurum'a nasıl gideriz diye plân yapmamız lazımdı..Ama yapamıyoruz..Aklımıza bunların hiçbiri gelmiyor , gelemiyor doğal olarak..

Şimdi gündem ne zaman karar alınacak , Tff ne yapmalı , savcı niye belge vermiyor , ulan bu iddialar doğru mu , cemaatin parmağı var mı , neden bu kadar beklenildi bu operasyon için..Hepimiz bir teori yazıyoruz , savunuyoruz - suçluyoruz..

Yeter arkadaş..Milyonlarca insan kafayı yemeden bitirin bu işi..

Taraftarın derdi düşmek , avrupaya gidememek , kadronun bozulması vs değil..Sadece hayal kırıklığı..Yaşadığımız onca sevincin , heyecanın , üzüntünün , emeğin  boşa çıkması bizi üzer..Yoksa yemişim ligini , kupasını..

Ben gidecek kupaya , paralara yanmam..Antep maçında gelen gole duyduğum sevincin , Buca deplasmanında yaptığımız totemlerin , Sivas maçının son 5 dakikasında tansiyonumun tavan yapmasına yanarım..Yazık..

Çıkmış herkes ee şike yapmayan mı var , bunu hepimiz biliyoruz diyor..Demeyin abi daha fazla..Canımızı yakmayın nolur..Bırakın biz saf saf heyecan , sevinç , üzüntü duymaya devam edelim..


Yağmur, çamur , kar , kış demeden maça gelen teyzeme , amcama yazık..Onlara yapmayın bari bunu..


Hiçbir şeye değişilmez senin sevgin bu dünyada..Son sözüm de budur..

12 Temmuz 2011 Salı

Aysal Özüne Döndü..

Önce çıkıp sessiz kalacağız diyorsun..Sonra yöneticin ki sanırsam 2. başkan Ali Dürüst Kulüpler Birliği toplantısında alınan kararlara katılıyor..Bunu yaparken de orada G.Saray ' ı temsilen bulunuyor..Ondan sonra bugün sanki bunlar hiç olmamış gibi 180 derece dönüp Tff'ye ayar veriyorsun..

Kıvırma Ünal Aysal kıvırma..Gerçi taraftarı sosyal medyada uefabanturkey diye kampanya başlatan camianın başkanından ne beklenirdi ki..

Madem düşüncelerin bugün siteden yayınladıklarındı dün niye yöneticin ses çıkarmadı arkadaş..

Lütfen..

Dün açıklanan Tff kararı sonrası hemen herkes Tff'ye ve Kulüpler Birliği'ne tepkili..Özellikle Fenerbahçe taraftarı dışındaki taraftarlar tabi..

Aydınlar'ın açıklamasını bana çok sürpriz gelmedi..Önünde 2 yol vardı..Ya bekleyecek ya da erken karar alıp büyük bir risk alacaktı..Beklemeyi seçti doğal olarak Tff..

Herkes şunu söyleyip duruyor sosyal medyada..''Ya 3-5 ay sonra Fenerbahçe suçlu bulunursa Trabzon'un yenen hakkı ne olacak''..Cl'ye direkt katılma hakkı konuşulan en büyük kayıp olur..Yoksa ha şimdi şampiyon ilân edilmiş ha 6 ay sonra..Aksi durumda bizim uğrayacağımız kaybı kimse konuşmuyor arkadaş..Diyelim ki düşürüldük..Bank Asya'da oynayacağız , yabancılar gidecek , Cl'de oynamayacağız..3-5 ay sonra mahkeme Fenerbahçe temiz derse 2011-12 sezonu için ne yapabilir Tff..Düşünsenize koca sezon çöpe atılacak..Bunu bizden başka dile getiren yok ama ilginçtir..Yabancı basında her gün haberler var bu konuda..Prestijimiz oldukça azaldı..Bunu da konuşan yok..

Başlama tarihi ileri alınsın diyenler de mevcut..Avrupa ön elemeleri için sezonu erken açan takımları düşünen yok ama bu konuda..Antep , Bursa boşu boşuna sezonu erken açmış olacak..

O yüzden bence Tff en mantıklı kararı aldı..İddianame ele gelir , delillere bakılır ona göre karar verilir 2 ay 3 ay ya da 5 ay sonra..Suçlu takımlar ligden düşer lige eksik takımla devam edilir..Sırf Trabzon CL kaybı olacak diye mantıksız öneriler desteklenmemeli..

Biraz mantık arkadaşlar..Sizden istediğimiz tek şey bu..FB düşmanlığı için kıvırmayın..Lütfen..

3 Temmuz 2011 Pazar

Fenerli Basın Diyenlere..

Bilmiyorum konuşanların ya da yazanların iddianameden haberi var mı ya da içeriden aldıkları bilgiler neler..Ancak hukukta mahkeme yapmadan ya da daha sorguya bile çıkmadan biri hakkında hüküm verilmesi söz konusu olamaz..Tabi bu bizim basın için geçerli değil..Sabah 7-8 gibi patlayan haber için çoktan yargılama yapılıp cezamız verilmiş..



9 Mayıs 2011 Pazartesi

Neyin Peşindesin Taka..

Tamam taraflı bir gazete Taka..Okuyucu kitlesi Karadenizli kardeşlerimiz..O yüzden Trabzon lehine yazmalarını anlayışla karşılıyorum..A.Gücü maçında Trabzonlu Fatih Tekke'den ya da sözleşmeli topçuları olan Gabriç'ten medet ummalarını da anlıyorum..Ancak Rıza Çalımbay için zamanında açılan o gereksiz pankartı gündeme getirip neyi amaçladıklarını anlamak zor..

26 Mart 2011 Cumartesi

Bayanlar futbolu diye küçümseme..

Haziran ayında Almanya'da Bayanlar Dünya Kupası maçları oynanacak..Toplam 32 maç için satışa çıkarılan bilet sayısı 1.3 milyon civarı..Ve şu ana kadar tam 500 bin tanesi satılmış durumda..Kalan biletlerin turnuva başlayana dek satılması yani maçların kapalı gişe oynanması bekleniyor..Maç başı ortalama 40 bin oluyor biletler satılırsa..

Rakamlar ortada..Futbol ülkesiyiz deriz ama derbiler dışında statlarımız hep boş kalır..Tamam çoğu eski , konforsuz doğru..Ancak yenilerde de durum ortada..Biz futbolu konuşmasını seviyoruz ya da izlemesini..Stada gidip izlemek herhalde zor geliyor..Elalem bayanlar futbolu için bile kapalı gişe oynamayı hedeflerken biz boş tribünlere oynamaya devam edelim, marka değeri demişlerdi di mi..

18 Mart 2011 Cuma

2010-11 sezonu transfere harcanan paralar..



2010-11 sezonu için ödenen transfer paraları..Listenin başında Premier Lig var..Bir önceki sezona göre düşüş yaşamasına rağmen 1,044 milyar euro ile tepedeler..700 milyon euroluk oyuncu alımı olurken 343 milyon euroluk satış olmuş..Zararda rekor gene Epl'e ait..356 milyon euro..

En büyük kârı Portekiz Ligi yapmış..Alım-satımlardan  91 milyon euro kâr elde etmişler..Bizim lige gelirsek..112 milyon euroyu oyuncu alımlarına öderken satışlarda ise sadece 29.5 milyon euro para kazanmışız..Zarar 82.5 milyon euro..

** Listede 2 İngiltere ve İtalya bilgisi var..Miktarları düşük olanlar alt ligler..

15 Mart 2011 Salı

Artık akıllanırız umarım..

Del Bosque, Aragones, Rijkaard ve son olarak da Schuster..İsimlere tek tek bakınca hepsi İspanya'da görev almış kimi kulüp takımı kimi ise milli takım ile başarıya ulaşmış kişiler..Ancak hepsinin bir ortak noktası daha var..Türk futbolunda başarısız olmaları..

Kariyerlere bakınca Real Madrid-Barcelona gibi takımları ligde ve avrupada, İspanya Milli takımını ise Avrupa Şampiyonu yaptıklarını görüyoruz bu hocaların..Vay be dedirtecek başarılar di mi..Fenerbahçe-G.Saray-Bjk gibi takımlarla adları anıldıklarında oglum Barcelona'ya ne futbol oynattı , Real'i, şampiyon yaptı la demeyen çok az kişi vardır..


Başarı kriteri bu takımları şampiyon yapmaları olunca doğal olarak bizde başarısız olmaları da pek şaşırtıcı olmasa gerek..Mourinho-Capello gibi her gittikleri takımı şampiyon yapan hoca değil efenim bu 4 isim de..Del Bosque zaten Real ve İspanya dışında takım çalıştırmamış..E şampiyonluğun en kolay kazanılacağı yerlerden biri olsa gerek Real Madrid..Süper yıldızlar falan varken elde pek zor değil..İspanya Milli takımı desek süper bir jenerasyon yakaladı başında inanın kim olsa alır zaten kupaları..Zaten milli takımı başarılı yaptı diye hiçbir hocaya görev vermem..Rıdvan Hoca doğru der..Sınırsız transfer yetkiler vardır orda hocaların, kulüp takımına benzemez..Gördük işte Aragones'i..20-30 yıl boyunca ciddi başarısı olmayan hoca İspanya ile şampiyon olunca hemen kaptık adamı..Verdik milyon euroları..Sonuç ortada..

Yanılgı bitmedi..Rijkaard geldi sonra..Barcelona dışında başarısı olmamış bir hoca..Şansal Büyüka bir laf etmişti yayında..Bu hocalar rakibe göre taktik yapmayı, kadro çıkarmayı bilmezler tarzı birşeyler demişti..Haklı..Ayrıca eldeki kadroların kalite farkları ortada..Xavi-İniesta-R10 gibi adamlarla oynayan hocanın eline Barış-M.Sarp falan verip aynı performansı beklemek hayalcilik olur..Hele ki sistemi oturtması en az 1-1.5 sezon süren bir adamın sabır kelimesinin sadece sözde kaldığı bir ülkede başarılı olmasını beklemek..O daha da büyük bir hayalcilik olurdu, oldu da..

Yetmedi Schuster geldi..Real ile kazandığı şampiyonluk ve Getafe'ye oynattığı hücum futbolu göz boyamıştı bu sefer..Gelişi olay oldu..Ntvspor önceden anlaşıldı bu yüzden Denizli'ye yol verildi falan derken yönetim ısrarla hayır Denizli bırakma kararı alınca anlaştık dedi..Schuster sonrası yıldız oyuncuları transfer etti Bjk..Allahı var ismi işe yaradı..Sezon başında tüm taraftarın verdiği destek zaman geçtikçe azalmaya başladı..Ligde yarıştan kopan, Avrupa'ya Şubat ayında veda eden Bjk'de elde bir tek Ziraat Türkiye Kupası kaldı..Alınan olumsuz sonuçlara rağmen ısrarla bu takım gelecek yılın takımıdır diyen yönetim ve bunu savunan taraftar bugün itibariyle diyecek bir söz bulamadan Schuster'in istifasını konuşuyor..Sonuç olarak 1 yıl daha çöpe gitmiş oldu..

İspanya futbolu göze hoş gelir..Ofansı severler , mücadele gücü Epl ya da Stsl'ye göre biraz daha düşüktür..Taktik biraz daha ön plândadır..Yani ligdeki takımlarının çoğunluğunun seni oynatmamayı hedef aldığı ligin tam zıt felsefeye sahiptir La Liga..Bu yüzden İspanyol hocalar ve ordan transfer edilen oyuncuların çoğu başarısız oluyor ülkemizde..Tazminatlar dahil 20 milyon euro gitmiştir herhalde bu hocalara..E getirdikleri oyuncuların ve başarısız oldukları sezonlarda transfer edilen oyuncuların bedellerini de eklersek harcanan paranın yüz milyonlara ulaştığını söylersek abartmış olmayız..

Peki ya ne yapılmalı..Bir kere öncelik kariyer başında olan genç ve başarıya aç olan hocalarda olmalı..Yani takımla beraber kendi de yukarılara çıkmalı hocanın..Bu başarı isteğini ve arzusunun fazla olmasına sebep olur..İspanya değil de oyun stili bize yakın liglerde başarı kazanmış hocalar tercih edilmeli..Lucescu modeli..Barcelona-Real Madrid-Inter-Bayern başarısı referans olmamalı..Evertonu ilk 4 e sokmak, Hoffenheim'i ilk 3e sokmak referans olmalı..Ve son olarak Brezilya-İspanya gibi takımları şampiyon yapan milli takım hocalarından uzak durulmalı..

9 Mart 2011 Çarşamba

Örnek takım Shakhtar Donetsk..

2004 yılında Lucescu'nun göreve gelmesinden sonra Ukrayna temsilcisi Shakhtar Donetsk neler yapmış önce bir onlara bakalım..

Ligde 2004-05, 2005-06, 2007-08, 2009-10 sezonlarında şampiyon olup 2006-07, 2008-09 sezonlarında da ikinci olunmuş..2010-11 sezonunda ise 20.hafta sonunda 12 puan farkla lider Shakhtar..Yani şampiyonluk yakın..7 sezonda 5 şampiyonluk 2 de ikincilik..

2 Ukrayna Kupası kazanılmış gene aynı sürede 3 de Ukrayna Süper Kupası müzedeki yerini almış..

Yerel başarı iyi güzel peki Avrupa'da ne yapmış Lucescu'nun takımı..2009 yılında son kez düzenlenen ve Şükrü Saracoğlu Stadı'nın ev sahibi olduğu Uefa Kupası finalini kazanmışlar Werder Bremen'i yenerek..Şampiyonlar Ligi'nde 2004-05 'te grup 3. , 2005-06 'da 3.ön eleme turu ,2006-07 'de grup 3. , 2007-08 'de grup 4. , 2009-10 3. ön eleme turu ve bu sene de şimdilik çeyrek final performansı sergiledi Shakhtar..Avrupa Ligi'nde 2009-10 'da son 32, 2004-05 'de son 16 ,2005-06 'da son 32 , 2006-07 'de son 16 Shakhtar'ın dereceleri olmuş..Hani çok büyük başarı yok 2009 ve bu sene dışında ama gene de bu takımın Ukrayna takımı olduğunu unutmamak lazım..

Evet yıllardır aynı hocayla çalışan nadir takımlardan biri Shakhtar..Bizim ligle kıyaslarsak hem bütçe hem de güçleri açısından 3 büyüklere benziyor..Zaten Shakhtar ve Dinamo Kiev ligi domine eden takımlar..Aynı bizim 3 büyükler gibi..Yabancı hakları fazla kabul ama kadrodaki yabancıların star olmadıkları ortada..Yani bizim 3 büyük kadrolarından üstünlükleri pek yok..Peki nasıl oluyor da bu takım iyi ya da kötü başarılar kazanırken bizimkiler dibe vurmuş durumda..

İstikrar ve sabır..Altyapıdan 2 oyuncu çıkınca Ajax 1-2 yıldız alınca kendini Real Madrid sanan zihniyet bu ülkede var olduğu sürece biz pek başarılı olamayız..Para verince başarı hemen gelir diye düşünen yönetici ve taraftar zihniyeti başarısızlığın ana sebebidir..Ya da sanki her sene şampiyon oluyormuş gibi 2.olduğundan hoca değiştirip en az 6-7 transfer yapıp takımın kimyasını bozan anlayış olduğu sürece biz daha çok Avrupa Kupaları'na yeni yılı görmeden veda ederiz..

Kadroda Brezilya ağırlıklı yabancılar tercih edilmiş yıllardır..Bunlar sisteme genelde ayak uyduran topçular olmuş..Ukrayna futbolu denilince akla mücadeleyi bırakmayan, fizik gücü yüksek takımlar geliyor..Kontrayı sevdiklerini de unutmamak gerek..E bir de bunların üstüne teknik kapasitesi normalin biraz üstünde Brezilyalılar ekleninca ortaya taş gibi bir takım çıkıyor..


Türk takımlarının bir Manu bir Barca olması falan imkansız kısa vadede..Öncelikli hedef Ukrayna takımları ve Porto gibi olmak olmalı..Çok zor değil..Büyük paralar gerekmiyor..Sabır, doğru transfer politikası ve lafta kalmayan istikrar anlayışı şart..Her sene şampiyon olmuyoruz sonuçta 2 sene sabretmeye kimse laf etmez, etmemeli..Bi de Bjk ve Gs'deyken kendisini sevmesek de Lucescu gibi bir hoca bulmalı..Bu adam ciddi anlamda 2-3. sınıf ülke takımlarının Mourinhosu mübarek..Gittiği her takımda başarıya ulaşıyor..

6 Mart 2011 Pazar

Bize has alışkanlıklar..

Türk futbolunda artık hastalık haline gelen bazı davranışlar vardır..Öyle ki transfer olup ülkemize gelen yabancı oyuncular bile zamanla bu hareketleri yapmaya başlarlar..

Ofsayt diye el kaldırıp yan hakeme kafayı çevirip oyundan düşmek..Hemen her maç mutlaka karşımıza çıkar bu durum..Defans oyuncuları özellikleri yapar bu hatayı..Rakip takım hücum ederken kendince ofsayt kararı alan defans oyuncusu elini havaya kaldırır, bi anda koşmayı bırakır ve yan hakeme doğru kafalar çevrilir..Çoğu zaman haklı çıkarlar aslında..Hakem düdüğü çalar ve oyun durur, bizim defans oyuncuları da ben demiştim der gibi rahatlarlar düdük gelince..Ama bazen de o bekledikleri düdük gelmez, oyun devam eder..Oyundan düştükleri için rakip bizim defans oyuncuları yerinde sayarken topu alıp gider..Ofsayt diye duran bizimkiler de tekrar koşmaya başlar ama bir yandan da yan hakeme gerekli sevgi dolu sözcüklerini söylerler koşarken..Bu oyuncuları kaleci versiyonları da vardır..En meşhuru da Rüştü'dür..


Bir diğer hastalık da kart yiyen oyuncularda vardır..Hocam ilk faulüm bu ya derler sarı kartı yerken..Sanki kart görmek için faul yapma sınırı varmış gibi..3 faule sarı 5 faule kırmızı gibi..Adamın ayağını kırsa utanmadan hocam ilk faulum ne kartı ya diyecekler böyle giderse..Bazen hakemler de yapar bunu..Kart verirken ki yanılmıyorsam en çok Bünyamin Gezer yapar bunu kart gösterdiği oyuncuya yaptığı faulleri yerlerine göre sayarak gösterir..Bak aslanım 1i şurda 2yi burda yapmıştın bu 3 oldu al sana sarı kart der gibi..

21 Şubat 2011 Pazartesi

Yardımcı hakem canını zor kurtarmış..

Dün oynanan Eyüpspor - Tokatspor maçı sonrası yaşanan olayların görüntüsü..Orta hakem ve yardımcılardan biri soyunma odasına kaçıp kurtuluyor..Ancak diğer yardımcı o kadar şanslı değil..Eyüpspor taraftarı başlıyorlar onu kovalamaya..Allahtan sığınacak yer buluyor da canını kurtarıyor yardımcı hakem..

Bu ne arkadaş..Sen nasıl taraftarsın ya..Ayıp cidden..Takımın en 4-5 maç ceza alacak..Dün sahada ne olursa olsun o hakemi dövmek sana ne kazandıracak..Adam bir ara ellerini açıp ben ne yaptım ki bana saldırıyorsunuz diyor resmen ya..

16 Şubat 2011 Çarşamba

Bi sus be Hıncal bi sus..

Esasında bu adamı ciddiye almamak lazım ama dayanamadım..Hıncal gene coşmuş dün akşam..Babacan'ın kaleciliğinden girmiş,Kayseri^nin kötü oynamasından çıkmış kapanışı işe bedava bilet olayına getirmiş..Kısacası saçmalamış,batmış..

Babacan kötü kaleci Hıncalcığım,bu yüzden Fenerbahçe forması giymiyor zaten..Şunu bir kafana sok önce..Dedin ki ''futbol kötüydü maçta..Kayseri'yi bu kadar kötü görmedim,topu ya taça attılar ya da Fenerlilere..şike gibi''..E be adam Kayseri'yi kötü oynamaya iten Fenerbahçe olamaz mı,böyle bir ihtimal yok mu..Bir takım kötü oynuyorsa illa şike mi yapması lazım,rakibinin oyununu bozan takım olamaz mı hiç..Yani senden aklı başında yorumlar beklemek zor da giderek uçmaya başladın be Hıncal..

Alıştık artık bunlara..Fenerbahçe gerideyken sus pus olan herkes biz kazanmaya başlayınca bık bık konuşmaya başlıyor..Basılan düğmeler,hakemlere baskılar,bize kıyak geçen kaleciler..Son 4 senede 2 kere son hafta şampiyonluk kaybeden takıma söylüyorlar bunları yahu,şaka gibi..


İnatla her maç rakibin kötülüğü vurgulanır,Fener iyiydi denmez..Fener 10 puan önde olur lig kalitesiz derler,Fener liderin 5-6 puan gerisindedir ligin kalitesi arttı derler..Bıkkınlık verdiniz yahu,biraz az konuşun..

13 Şubat 2011 Pazar

Süper Lig'e çıkmak mı zor kalıcı olmak mı..


Son  11 sezonun Süper Lig'e çıkanları,Süper Lig'den düşenleri..Asansör takım olmayı sevenler de var tabloda,çıktığı ya da düştüğü ligde kalıcı olan da var..

Örneğin Ç.Rizespor..2000de lige çıkmış,2sene sonra düşmüş,ertesi sene tekrar çıkmış,yetmemiş  bir süre sonra tekrar düşmüş..Hala çıkmaya uğraşıyor..2000-01 de lige çıkan D.Bakırspor 5 sene sonra ligden düşmüş,2009'da tekrar lige çıkarken 2010'da tekrar alt lige düşmüş..Yani oldukça hareketli..

Buna karşılık düşenlerden örneğin Vanspor bir daha lige çıkamamış..Ya da İstanbulspor..Düşüşü öyle sert olmuş ki 3.lig'e kadar düşmüş..Buna karşılık Süper Lig'e çıkıp kalıcı olanlar da var..İbb-Kayserispor,Sivasspor gibi..


Listede Erciyesspor'un üst üste 2 kere Süper Lig'e çıktığı görülüyor..Nasıl olur demeyin..İlk çıkan Erciyesspor'un ismi değişip Kayserispor oldu..Dolasıyla Erciyesspor alt ligde kalmış oldu..

Lige çıkıp ligde kalmayı başarı sayanlar da var,hedefi büyük tutanlar da..Örneğin Bursaspor..2004'te alt lige düşen Bursaspor 2 sezon sonra lige döndükten sonra 2010 yılında şampiyonluğa ulaşıp bu başarıya sahip olan 5. takım olmuş..

Ligde şu anda yer alan 18 takımdan 11i son 10 senede bir alt ligden Süper Lig'e çıkan takımlar..4 büyükler dışında G.Antep,A.Gücü ve G.Birliği uzun yıllardır Süper Lig'de olan takımlar..

Gene son yıllarda lige çıkanlardan Sivas,İbb,Eskişehir,Bursa ve Kayseri dışındaki her takım ki bu sene bu listeye Karabükspor'u da ekleyebiliriz kalıcı olamadan tekrar alt lige düşmüş..Kimi tekrar çıkmış kimi düşüşe devam etmiş..Bu saydığımız 6 takıma kısaca baktığımızda İbb ve Karabük belirli sistemleri olan,üst lige çıktığında transfer rekoru kırmak yerine sadece yabancı ağırlıklı birkaç takviye yapan takımlar olarak dikkat çekiyor..Sivas ise ilk sene sıkıntı yaşasa da daha sonra Bülent Uygun ile çıkışa geçip şampiyonluk yarışına katılacak kadar iyi işler çıkarmış..Bursa ve Eskişehir ise taraftar desteği maksimum olan,şehirden büyük destek alan takımlar..Es es'te potansiyel olup bunu düzgün kullanamazken Bursa şampiyonluğa uzanmış..Kayserispor ise lige çıkışı sonrası sistem takımı olmaya çalışan hedefi ligde kalmaktan çok üst sıralara oynamak olan bir takım olmuş..Ertuğrul Sağlam'ın hem Kayseri hem Bursa'yı nasıl ayağa kaldırdığı ortada..


Lige çıkmak zor evet..Ama inanın kalıcı olmak daha da zor..

9 Şubat 2011 Çarşamba

Türk futbolcuların Altın Top performansları..

3 Barcelona oyuncunun aday olup Messi'nin kazandığı Altın Top ödülü oldukça eski olan bir ödül..1956 yılından beri verilen ödülde haliyle şu ana kadar hiçbir Türk oyuncu kazanan olmadı..Peki puan alabilen kaç oyuncu var biraz bilgi verelim..

Ankette ilk yer alan isim Gs'nin efsane topçusu Metin Oktay..1963'te listede yer almış aldığı 1 puanla 21. olmuş Taçsız Kral..1976'da Trabzonlu Ali Cemal(böyle geçmiş adı Ali Kemal'in) gene 1 puan alıp 26.olmuş..Tanju Çolak 4 puanla 11.sıraya kadar yükselmiş 1988'de..

2000lere kadar oy alan başka topçumuz olmamış..2000de İnter forması giyen Hakan Şükür o zamana kadar ki en yüksek puan olan 5 puanı alıp 18. olmuş..2002 Dünya Kupası'da gelen 3.lük oyuncuların puanlarını da etkilemiş..Yıldıray 2002'de 13 puanla 9.olurken ,Hasan Şaş ise 10 puanla 11.olmuş..İspanya'da başarılı bir sezon geçiren Nihat Kahveci de 2003 yılında 3 puanla 18. olmuş..

Listede Fenerbahçeli biri yok ne yazık ki..Umarım en kısa sürede listeye Fenerbahçeli bir topçu sokar ve en yüksek puanı alırız!!

Kaynak:Futbol Extra Şubat sayısı..

11 Ocak 2011 Salı

Sporda şiddet yasası..

Haberiniz vardır belki,sporda şiddet ve düzensizliğin önlenmesine dair kanun tasarısı TBMM Başkanlığına sunuldu.Kısaca dikkat çeken bazı noktalara bakalım istedim..

Maç biletleri elektronik sistemde oluşturulacak; kişinin adının, soyadının, kimlik numarasının ve fotoğrafının yer aldığı elektronik kart yapılacak.Bilet satışları ancak bu elektronik kart üzerinden yapılabilecek. Spor müsabakalarına, kişi, ancak adına düzenlenen elektronik kart ile izleyici olarak girebilecek.
Spor alanlarında seyircilerin oturma yerleri numaralandırılacak. Bilet satışları koltuk numarasıyla ilişkilendirilerek yapılacak. Spor alanlarına kapasitenin üzerinde ve biletsiz seyirci alınamayacak. 

Bu elektronik bilet olayı Yunanistan'da uygulanmaya başlamış ve işe yaramış oldukça..Mış diyoruz tabi sonuçta pek bilgimiz yok bu konuda..Seminerde anlatılanlara göre önceden gidip kartı alacağız,tahmini olarak 5 tl falan olacak bu kart ve takımımızın renklerinden oluşacak..Kartı alırken fotomuz çekilip bu karta yüklencek..Daha sonra maça gideceğimiz zaman parayı verip bileti almak istediğimizde bu karta gerekli girişler yapılacak,bildiğin akbil vs modu yani..Elde bilet olsun istedik misal o da olacak,ama gerekli bilgiler bu karta gene yüklenecek..Stada girişte turnikelerden geçerken kart okununca fotoğrafımız çıkacakmış..Böylelikle başkasının biletiyle girme olayı tarihe karışacak..Kombinelerde durum ne olacak onu merak ettim,örneğin maça gidemicem kombinemi babama verdim ve o gitti yerime..Bu durum şimdiki sistemde müsaitken anlatılan sistemde pek mümkün görünmüyor..Ya da ayrı bir düzenleme yapılacaktır..Genelde pek uymasak da artık herkes bilet üzerinde yazan yere oturacakmış..Eskiden polisin yaptırım gücü yoktu,artık var..Stad dışına alma yetkileri olacak..Taraftar grupları için bir düzenleme gerekebilir,örneğin belli bloklar sırf gruplara ayrılır ve o bloklara grup üyeleri vs girebilir sadece..Bir fikir tabi bu..

Futbolda en üst profesyonel lig ve bir altındaki ligde bulunan kulüplerin müsabakalarının yapıldığı spor alanlarında; diğer spor branşlarında ise uluslararası spor müsabakalarının yapıldığı spor alanlarında, ev sahibi ve misafir takım için ayrı ayrı olmak ve gerektiğinde kullanılmak üzere azami 20 kişi kapasiteli en az iki bekletme odası oluşturulacak. Genel kolluk görevlileri ile özel güvenlik görevlilerinin kullanımına açık tutulacak güvenlik kameraları ve anons sistemlerinin yönetildiği yeteri kadar kontrol odası da oluşturulması zorunlu olacak. Kontrol odasında federasyon ve spor kulübü temsilcileri de bulunacak.

Kamera sistemi yeniden kurulcak anladığım kadarıyla,daha modern kameralar kullanılacak..Görüntü kalitesi ve zoom sayısı fazla olan cihazların kullanılmasıyla daha kolay tespitler yapılabilir..Tek bir kişinin 90dakika boyunca gözetlenebileceği bir sistem..Maçlarda özellikle sahaya yabancı madde atanlar için güzel bir gelişme,tespiti kolay olur..


Spor alanlarına; ruhsatlı dahi olsa ateşli silahlar ile bulundurulması yasak olan diğer silahlar, bulundurulması yasak olmamakla birlikte kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddelerin sokulması yasak olacak.
Genel kolluk görevlileri ile bunların gözetiminde olmak üzere özel güvenlik görevlileri, spor alanına girişte izleyicilerin üstünü ve eşyasını teknik cihazlarla ve gerektiğinde el ile kontrol edebilecek ve arayabilecek. Spor müsabakası öncesinde, esnasında ve sonrasında, spor alanının çevresinde taraftarların üzeri ve eşyası aranabilecek.
Kesici, ezici, bereleyici veya delici aletler ile patlayıcı, parlayıcı, yanıcı veya yakıcı maddeleri spor alanlarına sokan kişi 3 aydan 1 yıla kadar hapis; müsabaka düzenini bozabilecek veya çevreyi kirletebilecek nitelikte her türlü maddeyi sokan kişi ise 20 günden az olmamak üzere adli para cezasına mahkum edilecek. Bu alet veya maddeleri seyircilere vermek amacıyla spor alanına sokan veya spor alanında seyircilere temin eden kişi 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.
Bu alet veya maddeleri spor alanında kullanan kişi, bu nedenle maç düzeninin bozulması halinde, suçu daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına mahkum edilecek.


Yasa yürürlüğe girerse ilk zamanlarda en çok kurban bu maddelerden çıkacak gibi..Meşaleye gene hasret kalacağız gibi..

Taraftarların grup halinde veya münferiden belirli bir kişiyi hedef veya muhatap alıp almadığına bakılmaksızın, kişilerin rencide olmasını sağlayacak tarzda aleni olarak söz ve davranışlarda bulunmaları halinde şikayet şartı aranmaksızın, bu kişiler hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.
Spor alanlarında veya çevresinde toplum kesimlerini din, dil, ırk, etnik köken veya mezhep farkı gözeterek tahkir edici söz ve davranışlarda bulunan kişi 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına çarptırılacak.


Irkçılık konusundaki maddeye katılıyorum..İnsanlık dışı bence ırçkı söylemler ve bunların cezasız kalmaması lazım..Küfüre gelince..Allah aşkına aramızda küfür etmeyen mi yok..Ağızlar alışmış bir kere..Toplu küfür ettik mi yandık artık..Hemen ceza..Saçma olmuş bu madde..Küfürün fazla olmasını bizde istemeyiz,ama küfür bu ülkenin gerçeği,yasaklarla bunu çözemezsiniz..Bu bildiğin faşitlik..En azından nasıl olacak bilmiyorum ama bir söylem sınırı olmalı..Misal 2dk mevzusu var küfürlü tezahuratlarda..2dakika sürerse ceza vs..Bu da yanlış..1.50de kesersin küfürü olur biter..Bunun yerine toplam zaman tutulmalı,ciddi ciddi not edilmeli..

Spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, yasaklama kararının sebebini oluşturan fiilin işlendiği müsabakanın tarafı olan ve taraftarı olduğu takımın katıldığı spor müsabakalarının yapılacağı gün, müsabakanın başlangıç saatinde ve bundan bir saat sonra bulunduğu yere en yakın genel kolluk birimine başvurmak zorunda olacak.
Spor müsabakalarını seyirden yasaklanan kişi, taraftarı bulunduğu kulübün veya A Milli Takım’ın yurtdışında katıldığı müsabakalara gitmesini engellemeye yönelik olarak, kendisi veya altsoyu veya üstsoyu veya eşi veya kardeşlerinden birisinin tedavi, eğitim, öğrenim, ticaret, bilimsel araştırma veya bir kamusal görevi nedeniyle yurtdışına çıkmak zorunda bulunduğu haller hariç olmak üzere, pasaportunu ve ilgili seyahat belgesini müsabakanın beş gün öncesinde en yakın genel kolluk birimine teslim edecek.
Bunlara aykırı hareket eden kişi, 250 günden az olmamak üzere adli para cezasıyla cezalandırılacak.


İngiltere örnek model alınmış belli..Bu maddeler de doğru bence..

29 Aralık 2010 Çarşamba

istikrarsızlıktaki istikrar..

Türk futbolunda sık kullanılan kelimelerden biridir ''istikrar''..Özellikle hoca konusunda devamlı konuşulur istikrar şart,sabır lazım şeklinde..Ama özellikle büyük takımlarda istisnalar haricinde teknik direktör konusunda istikrar olmamıştır,zihniyet değişmezse olmayacaktırdır da..

Şampiyonluk gelmeyince hoca değişikliğine gitmeyen takım yok neredeyse ülkemizde..Sene sonunu bile beklemeden bile değişime gidilir hatta..En yakın örneği G.Saray'daki değişim..Rijkaard gitti,Hagi geldi örneğin..Biz ise en azından 6-7 yıldır sezon içinde hoca değişimi ne kadar yanlış onu öğrenip sezon sonunu bekleyip öğrendik..Neyse dağıtmayalım..Esasında istikrar varmış yazmaya başlayınca dikkat ettim de..Başarısız olana sabır göstermeme konusunda istikrarımız var cidden..

Sir Alex Ferguson..Geçenlerde yazdık..Kulüp tarihine geçti en uzun süre görev yapan hoca olarak..Man Utd'ın 18. hocasıymış Sir..Kuruluş tarihi 1878 olan bir kulüp Manchester United..Yanlış olmasın yani..132 yılda sadece 18 hoca..Arsenal'de 1894-2010 yılları arası sadece 20 hoca görev almış..116 yılda 20 hoca..Bu takımlar adanın sıradan takımları değil bu arada..Dikkatinizi çekerim..Peki ya bizimkiler ne yapmış..

Çok geçmişe gitmeye gerek yok..Son 20 yılda 24 hocayla çalışmış Fenerbahçe..G.Saray son 20 yılda 17hocayla çalışmış..Beşiktaş ise 19 hoca ile çalışmış..Tabi gidip tekrar dönen hocalar da 3takımda da..Trabzon da eksik kalmamış bu sürede..24hocayla çalışıp yarışta ben de varım demiş..

Rakamlar ortada..Zihniyetler ne kadar farklı rakamlar gösteriyor herşeyi..Hadi diyelim Sir çok başarılı ondan hala görevde..Arsene Wenger'in Arsenal'i 5 senedir kupa kazanamıyor hiçbir kulvarda..Ama hala görevde ve taraftarın en sevdiği isim..Düşünsenize Fenerbahçe'de bir hoca 5 yıl kupa kazanamadan görevde kalacak..

16 Eylül 2010 Perşembe

Plansız harcama,lisans sorunu,alt lige düşme 3lemesi..

Plansız yapılan transferler,dikkat edilmeyen gelir-gider dengesi,reklam ya da kişisel menfaat için yönetime giren işi bilmeyen yöneticiler..Türk futbolunun en büyük sorunlarından birkaçı..Özellikle Süper Lig'e yeni çıkan takımlar en az 15-16 transfer yapma sevdasına tutuşunca büyük paralar harcar ve genelde bu takımlar geldikleri gibi küme düşerler ve harcadıkları paralar borç olarak kalır..Gelir de azalınca borçla yaşama devri başlar ve kurtarıcı iş adamı vb biri çıkana dek kıvranıp dururlar..Kurtarıcı çıkmazsa borçlar çığ gibi büyür ve yolun sonu Amatör Lig'e kadar uzanır ne yazık ki..

Kocaelispor,Zeytinburnuspor ve Erzurumspor..Bugünlerde isimleri en çok duyulan alt lig takımları..3ünün de kaderi aynı aslında..Maddi sorunlar yüzünden üst üste alt liglere düşme..Önce Zeytinburnuspor'un haberleri çıktı medyada..Kamp için kaldıkları otelin parasını ödeyemedikleri için futbolcular otelden çıkış yapamamışlar..30kişilik ekip başkandan para gelmediği için otelde mahsur kalmışlar..3.ligde mücadele eden takım en son 1997 yılında Süper Lig'de mücadele etmişti..


Para sorunu yaşayan diğer bir takım da Erzurumspor..Borçları nedeniyle gelirlerine el konulan(ne kadar geliri var ki zaten!!)Doğu Anadolu temsilcisi çıkartılamayan lisanslar yüzünden maçlara çıkamama ve ligden düşürülme gibi sorunlarla sık sık karşılaştı..3.lig'e kadar düşen takım bu sezon oynaması gereken 2 maça lisans sorunu yüzünden çıkamayan takım Bölgesel Amatör Lig'e düşürüldü..2000-01 sezonunda Süper Lig'de son kez oynayan takım 9senede büyük düşüş yaşamış oldu..Sebebi gene aynı..Parasızlık..






Türkiye Kupasını kazananlar listesinde 2001-02 sezonu sahibine bakılınca görülen takım şu an Spor Toto 2.Lig'de yer alıyor..Kocaelispor evet bu takım..1990lı yıllarda yer aldığı sezonlarda Süper Lig'de hep başarılı olan Kocaelispor da parasızlık yüzünden büyük sorunlar yaşıyor..2sene önce Süper Lig'e çıktığında 20ye yakın transfer yapıp borçlanan ve borçlarını ödeyemeyince daha devre arasında lisans sorunu yaşan Kocealispor aynı sezon sonunda küme düşmüştü..El konularn gelirleri yüzünden futbolcu lisanslarını çıkaramayan Kocaelispor çoğu maç A2 takımıyla çıkmak zorunda kalmış ve sonunda Bank Asya Ligi'nden de düşmüştü..Bu sezona da 3maçta 0puan alarak başlayan takım borçları yüzünden haciz yemişti..Kulüp başkanı Muammer Çelik borçlar yüzünden neredeyse intihar edeceğini söylemişti..Nerden nereye işte..

Bu takımlarla bitmiyor liste..Sakaryaspor da lisans sorunu yaşamıştı parasızlık yüzünden..Diyarbakırspor da eğer son dakikada borçları ödenmemiş olsaydı lisans sorunu yaşayacaktı ki ucuz yırttı..Mardinspor gene sorun yaşayan bir takım..Sorunlarını son anda çözen Kartalspor ve Akçaabat Sebatspor..

Erman Toroğlu pek sevilmez bu ülkede..Ama bazı söylemlerine dikkat verilmesi gerekir bence..Bize esasında yabancı yönetici lazım der kendisi ki bence de haklıdır..Biraz profesyonellerle çalışma zamanı geldi bence,öyle hatır için ya da parası var diye yönetici olma devri bitmeli..Yoksa profesyonel liglerde 3-5 seneye oynayacak takım bulamayacağız..

Eskilerden

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...